Aile Hayati-Sözünözü

Sözünözü


Özel Arama
Aile Hayatı
Kaynanalık zor zanaat Yazdır E-posta

İstenmeyen gelin-kaynana çatışmasında geline düşen görevleri bir önceki yazımızda ifade etmeye çalışmıştık. Bu problemin çözümünde kaynanaya da bir takım görev ve sorumluluklar düşmektedir.


İlk olarak kayınvalideler büyük olduklarını hiçbir zaman hatırdan çıkarmamalı, dolayısıyla da yaptıkları her davranışın büyük insanlara yakışır mahiyette olmasına azami gayret göstermelidirler.


Birçok soruna yaklaşırken gelinlerini öz kızları gibi görmeli, onların hatalarını gençliklerine vererek, büyüklüğün gereğini yani affetme, tatlı dille nasihat etme gibi yolları tercih etmelidirler.


Muhakkak ki yeni evlenen bir kız, kadınlığa ait birçok görevi hakkıyla yerine getiremeyecek, yemek, temizlik, evin düzeni gibi konularda bir takım sıkıntılar yaşayacaktır. Bu durumda kayın validelere düşen görev, onların sağda solda dedikodusunu yapmak, onları çekiştirip azarlamak değil, bir anne edasıyla onlara yardımcı olmaktır.


Yardımcı olayım derken de her işe burun sokup ayrı bir huzursuzluk çıkarmamaya da dikkat etmek gerekir.


Şöyle bir düşündüğümüzde acaba hangi anne, kızının kayınvalidesi tarafından devamlı surette azarlanıp huzursuz edilmesini ister ki?


Bu sorunun cevabı belli olduğuna göre kayınvalideler, kendilerini gelinlerinin annesi yerine koymalı ve onlara anneliğin gereğini yaparak şefkat ve merhamet duygularıyla yaklaşmalıdırlar.


Kayınvalideler, gelin oldukları dönemleri düşünerek şayet kendilerine haksızlık ve kötü muamele yapılmışsa onları tekrarlamak yerine o tecrübelerden dersler çıkarmalı ve davranışlarını ona göre belirlemelidirler.


‘Ben çektim, o da çeksin’ gibi bir yaklaşım tarzı ‘cahillikten başka bir kelimeyle ifade edilemez.


Gözden ırak tutulmaması gereken bir durum daha var ki o da zamanın çok hızlı değişim göstermesi. Bu hızlı değişim de doğal olarak kuşaklar arasında bir çatışmaya yol açmaktadır. İşte bu noktadan hareketle kayınvalidelerin gelinlerini kendi dönemleriyle özdeşleştirme yoluna gitmemeleri de son derece önemlidir.


Gelinimizin eksikliklerini devamlı surette oğlumuza taşıyarak sorunları büyütmek gelinimizin bizimle veya oğlumuzla arasını açmaktan başka hiçbir şeye yaramayacaktır. Bu şekilde çözüm aramak başvurulacak son yol olmalıdır. Hele hele bunu bilinçli bir şekilde ara açmak maksadıyla yapmak, dinimizin hiçbir değeriyle bağdaşmadığı gibi yuva yıkmak gibi ağır bir sorumluluğu da beraberinde getirir.


Oğlumuzu emanet ettiğimiz gelinimizin sorunlarına arkadaşça yaklaşmalı, ona adeta ikinci bir anne olmalıyız. Bunun meyvelerini yaşlandığımızda ve ahirette toplayacağımızdan da hiç şüphe etmemeliyiz. Şefkate ve ilgiye muhtaç olduğumuz o yaşlılık günlerinde etrafımızda cıvıl cıvıl oynaşan torunlar, bize hürmette kusur etmeyen evlatlar görmek istiyorsak gerekli tohumları zamanında atmalıyız.

Kaynak


Yorumları Oku (0) ...
 
Peygamberimizin sevmediği anne-baba Yazdır E-posta

Herkes kendi sorumluluk alanının mes"ulüdür ve elinin altındakilerden sorumludur.


Yorumları Oku (0) ...
Devamını oku...
 
Anne ve Çocuk Yazdır E-posta
1 yaşınızdayken sizi elleriyle besledi ve yıkadı.
Bütün gece ağlayıp onu uyutmayarak teşekkür ettiniz...

2- yaşınızdayken size yürümeyi öğretti.
Size seslendiğinde odadan kaçarak teşekkür ettiniz...

3- yaşınızdayken size özenle yemekler hazırladı.
Tabağınızı masanın altına dökerek teşekkür ettiniz...

Yorumları Oku (0) ...
Devamını oku...
 
Bir Annenin Annece Terbiyesi Yazdır E-posta
Aşçılığıyla ün yapmış yaşlı bir kadın, akşam yemeğine gelecek olan oğlu ve yeni gelini için yine mutfağına kapanmış, yemek yapıyordu.


Yorumları Oku (0) ...
Devamını oku...
 
Kral ve Dört Eşi Yazdır E-posta
Bir zamanlar, büyük ve güçlü bir ülkeyi yöneten kralının 4 eşi varmış.

Kral en çok dördüncü eşini severmiş, bir dediğini iki etmez, her şeyin en güzelini en iyisini ona verirmiş.

Kral üçüncü eşini de çok severmiş. Bu güzelliğin bir gün kendisini terk edebileceğinden korktuğu için, onu çok kıskanır, üzerine titrermiş.


Yorumları Oku (0) ...
Devamını oku...
 
Hayatımızdaki Tüm Annelere Yazdır E-posta
21 senelik evlilikten sonra "aşk ışıltısını" canlı tutmanın yeni bir yolunu buldum. Bir süre önce, başka bir kadınla çıkmaya başladım ve bu aslında eşimin fikriydi. Bir gün eşim, beni çok şaşırtarak "Biliyorum ki onu seviyorsun" dedi.

Yorumları Oku (0) ...
Devamını oku...
 
Anneciğim Beni Sever misin? Yazdır E-posta
Anne bağırır :
“Çabuk ol servisi kaçıracaksın!”
Baba kükrer :
“Ne yatmasını biliyorsun, ne kalkmasını!”
Sabahları güneşin doğuşunu bilmez çocuk. Hiç aydınlanmadan kalkar içi. Taze bir sabah, bayat bir günün devamıdır çok zaman.

Yorumları Oku (0) ...
Devamını oku...
 
İki Kardeş Yazdır E-posta
Erkek kardeşlerin ikisi de babalarından kalma çiftlikte çalışırlardı. Kardeşlerden biri evliydi ve çok çocuğu vardı. Diğeri ise bekardı. Her günün sonunda iki erkek kardeş ürünlerini ve kârlarını eşit olarak bölüşürlerdi.


Yorumları Oku (0) ...
Devamını oku...
 
Evliliğe Dair Yazdır E-posta
Evliliğe başlamak, bitirmekten daha kolaydır. Ve suçlu daima esinizdir...

Eğer size evlilikten söz eden yalnızca anne ve babanızsa durum sizin için son derece mutsuzdur.


Yorumları Oku (0) ...
Devamını oku...
 
Bir Bebeğin Hikayesi Yazdır E-posta
5 EKİM; bugün var edildim..müthiş bir duygu bu.var olduğumu henüz annem ve babam bilmiyor. bir elme çekirdeğinden bile küçüğüm.ama nede olsa ben benim varım ya! bu bana yetiyor.bir kız olacağım ve baharda çiçekleri seveceğim..


Yorumları Oku (0) ...
Devamını oku...
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 İleri > Son >>

Sayfa 1 - 2


Giriş Sayfası Yap   
   

sivasspor
Pardus... Özgürlük İçin...








Hosting Hizmetleri