Ankara' da işim uzamıştı. İstanbul' a dönüş için aldığım biletimi değiştirmem gerekiyordu. Öğle arasında Sıhhiye' deki otobüs yazıhanesine gidip biletimi erteletmek için acele ediyordum. Kalabalıkta koşarak yazıhaneye ulaşmaya çabalarken çarpıştık o yaşlı adamla. Sendeledi; elindeki büyük sepette bulunan tahta kaşık, maşalar yola saçıldı. |
|
Devamı...
|
|
Seni seviyorum,
çünkü her sabah kalktığımda bir günü daha seninle geçirecek olmanın
mutluluğunu yaşatıyorsun bana. Ben güne seninle başlıyorum ve her gün hayatı
yeniden keşfediyorum.
|
|
Devamı...
|
|
İyi kalpli, yalnız bir adam, bir gün bir koza bulur.
Kozanın içinde küçük bir tırtıl vardir.
Adam çok sever bu tırtılı, onunla tüm yalnızlığını,
tüm sevgisini paylaşır.
|
|
Devamı...
|
|
Kelimeleri yan yana dizerek yüreğimi ortaya koyabilme sanatını başarabilseydim eğer bu sayfalar inan buna dayanamaz lime lime olurdu. Onunla ilintili olan her şarkıyı dinledikçe içimdeki yaranın daha da derinleşmesi acısını çekiyor olmam beni kendimi ifade etmeye itti, başarılı olabilmem imkansız elbette, kelimeler hiçbir zaman yetmez çünkü. |
|
Devamı...
|
|
Teşvikiye'de dolaşıyordum. Yarım saat boş vaktim vardı. Hava çok güzeldi. Kısacası pırıl pırıl keyifli bir gündü. Yürüdüğüm kaldırımın karşısındaki kaldırımda yaşlı bir beyefendi dikkatimi çekti. İleri yaşına rağmen şık giyimli ve bakımlıydı. Seksen yaşlarında olmalıydı. Oldukça zor yürüyordu. Şık bir baston ona yürürken destek oluyordu. |
|
Devamı...
|
|
Kıza bir partide rastlamıştı.. Harika birşeydi. O gün peşinde o kadar delikanlı vardı ki... Partinin sonunda kızı kahve içmeye davet etti. Kız parti boyu dikkatini çekmeyen oğlanın davetine şaşırdı ama tam bir kibarlık gösterisi yaparak kabul etti. Hemen köşedeki şirin kafeye oturdular. |
|
Devamı...
|
|
Bugün stresten yapması gereken işlerin hiç birini yapamamıştı..Yetiştirmesi gereken promosyon tasarımları vardı, bir o kadar da az zamanı..Bugün tüm eskis çalışmalarını bitirmeyi ummuştu işe gelirken..Aslında sabah ne büyük bir çalışma şevki ile gelmişti işe, sabah kahvesini içerken çalan telefona kadar, her şey yolunda idi..
|
|
Devamı...
|
|
Bir gün, bir kozada küçük bir delik açıldı ve bir adam bedenini bu küçücük delikten çıkarmaya çalışan kelebeği saatlerce seyretti. Sonra, kelebek sanki daha fazla ilerlemek istemiyormuş gibi durdu. |
|
Devamı...
|
|
Bir zamanlar, uçsuz bucaksız bir kum çölünün ortasında, yemyeşil yaprakları ile dibine gölge ve serinlik veren bir ağaç varmış. Çölün kavurucu ve acımasız sıcağı, kumları kızdırır ama bu ağacın yeşil yapraklarını kurutamazmış. |
|
Devamı...
|
|
Dünyanın bana zindan olduğu günlerdi. Sanırım birkaç defasında da evden ağlayarak dışarı çıkmıştım... Hayatım kararmıştı da bir ışık bekliyordum sanki ama yoktu. İşte böyle düşündüğüm günlerde daire kapıma sıkıştırılmış bir mektup buldum. Hayretle baktım üzerinde göndericisi yazmayan zarfa. Sonra odama girip açtım... |
|
Devamı...
|
|
|
<< Baslangıç < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>
|
| Sonuçlar 1 - 10 in 27 |