Kadın her sabah olduğu gibi o günde beyaz değneği ve el yordamı ile otobüse binmişti. Şoför, "Soldan üçüncü sıra boş hanımefendi" dedi. |
|
Devamı...
|
|
Güç istedim... Ve Allah , beni güçlü yapmak için karsıma Zorluklar çıkardı.
Bilgelik istedim... Ve Allah bana çözmek için Sorunlar verdi. |
|
Devamı...
|
|
DİNLEME...
Ama gerçekten dinleyin. Kesmeden, hayal kurmadan, vereceğiniz cevabı düşünmeden... Can kulağıyla dinleyin.
SEVGİ...
Kucaklamalar, öpücükler, sırt sıvazlamalar ve el tutmalar konusunda cömert olun. Bu ufak hareketler, aileniz ve dostlarınıza olan sevginizi daha açık göstermenizi sağlayabilir.
|
|
Devamı...
|
|
|
Çok Geç Diye Bir Zaman Yoktur... |
|
|
|
Okulun ilk günü, ilk derste profesörümüz, önce kendini tanıttı, sonra "Bu yıl, yepyeni bir öğrencimiz var. Çok ilginç biri, bakalım bulabilecek misiniz? dedi... |
|
Devamı...
|
|
Bir zamanlar birbirlerine aşık iki genç vardı. Kızın adi Tispe delikanlının ki ise Piremus idi. |
|
Devamı...
|
|
Teşvikiye'de dolaşıyordum. Yarım saat boş vaktim vardı. Hava çok güzeldi. Kısacası pırıl pırıl keyifli bir gündü. Yürüdüğüm kaldırımın karşısındaki kaldırımda yaşlı bir beyefendi dikkatimi çekti. İleri yaşına rağmen şık giyimli ve bakımlıydı. Seksen yaşlarında olmalıydı. Oldukça zor yürüyordu. Şık bir baston ona yürürken destek oluyordu. |
|
Devamı...
|
|
|
Hayatımızdaki Büyük Taşlar |
|
|
|
Bu hikaye Northwestern Üniversitesi is dairesi master öğrencileri ile zaman yönetim dersi profesörü arasında geçer:
Profesör sınıfa girip karşısında duran, dünyanın en seçilmiş öğrencilerine kısa bir sure baktıktan sonra, Bu gün zaman yönetimi konusunda deneyle karışık bir sınav yapacağız dedi. |
|
Devamı...
|
|
Unutma, senden bir tane daha yok bu dünyada! Gülümsemeyi asla unutma. Gözlerinin içi gülsün gülerken, bakışların pırıl pırıl olsun ve her zaman nemli kalsın göz pınarların. Unutma kendini sevilebilecek bir insan haline getirmeyi ve ondan sonra da kendini sevip kendine sarılmayı. |
|
Devamı...
|
|
|
Cesaretin Bittiği Yerde Esaret Başlar |
|
|
|
Bir Hint masalına göre, kedi korkusundan devamlı endişe içinde yaşayan bir fare vardır. Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür. Fare,kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten korkmaya baslar. Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür. |
|
Devamı...
|
|
Avrupa bizi neden sevmez hocam?
"istanbul universitesi'nde ogretim uyesi Alman asilli Prof. Naumark ile bir
kisim talebesi Bogazicinde geziye cikarlar. Talebelerden biri Prof.
Naumark'a su soruyu sorar:
Avrupa bizi neden sevmez hocam?
|
|
Devamı...
|
|
Aşk iyi geceler öpücüğünü uzun tutmaktır. BEKLENTİDIR. Aşk delicesine flört ederken yanındakinin hiçbirşey yapmama özgürlüğünü saklı tutmaktır. SAYGIDIR. |
|
Devamı...
|
|
ÇOCUĞUNU ÖYLE KARŞILA Kİ; eve geldiği zaman, en güzel yere geldiğini hissetsin.... |
|
Devamı...
|
|
Bir zamanlar bir ülkede iki arkadaş varmış. Bunlar pek haylazmış, üstelik sürekli gevezelik ederlermiş. Çevrelerindeki büyükler bunlara her zaman az ve öz konuşun derlermiş ve sonunda adları Az ve Öz kalmış. |
|
Devamı...
|
|
|
Farkedilmeyi Bekleyen Güzellik... |
|
|
|
Kendini bildi bileli mor menekşeyi çok severdi. Çocukluğunun geçtiği iki
katlı evin bahçesinde bahar geldiğinde mor mor açar, mis gibi kokarlardı.
Annesi mor menekşeleri hep duvar kenarına dikerdi. Gölgeyi sever
menekşeler derdi. Oysa; öğretmeni bitkilerin güneş ışınları ile
fotosentez yapığını anlatmıştı onlara. Bitkiler güneş ışığına muhtaçtı.
Mor menekşeler ne tuhaf bitkilerdi... |
|
Devamı...
|
|