Giriş Sayfası Yap        Tavsiye Et  

Anasayfa
Hikayeler
Faydalı Yazılar
Gerçek Hayattan
Komik ve Eğlenceli
Mesajlar
Oyun Eglence
Sudoku
Kelime Avı
Günlük Burçlar
Linkler
Arama
Site Haritası
İletişim
Sitenizi Ekleyin
Google'da Ara
Google
Önerilen Siteler
1-Bebe Vizyon
2-Herkonudan
Tartışma
3-Sitenizi ekleyin

Aktif Ziyaretçiler
Şu anda 1 ziyaretçi çevrimiçi
- Püf Noktaları - Flash oyunlar - Evlilik - Gebelik ve Bebek - Aşk ve Dostluk - Gerçek Yaşamlar -
- Kişisel Gelişim - İnternet - Komik Yazılar - Şifalı Bitkiler - Tarihten Hikayeler - Faydalı Bilgiler -
- Güzellik ve Makyaj - Otomobil - Sağlık - Teknoloji - Osmanlı'dan Kesitler - Yaşam - Bilim Adamları -


Baharatın Öyküsü PDF Yazdır E-Posta
 
Okunma Sayısı 208
Digg!
Baharatlar, çiçek, yaprak veya kabukları kurutularak, dört mevsim lezzet ve şifa dağıtıyor. Bazen bir çiçeğin, bazen dev bir ağaç kabuğunun, bazen de bir orkide soğanının adı olan baharatlar, insanoğlunun çok eskilerden beri değişik amaçlarla kullandığı bitkilerdir.

Baharatın ilk kullanıldığı yer olarak, Uzak Doğu kabul edilir. Avrupa'da ilk tanınan baharatlar ise, Hint Karabiberidir. O yıllarda, birşeyin pahalı olduğunu ifade etmek için, "Karabiber gibi pahalı" denildiği de kayıtlarda yer almaktadır. Avrupalı'larca yağ ve merhem yapımında kullanılan tarçın, Hindistan ve Seylan gibi ülkelerden, kervanlarla İskenderiye'ye kadar getiriliyordu. Öyle ki, bir zamanlar tarçının, Arabistan'da yetiştirildiği zannediliyordu. İlk çağdan beri Çin ve Hindistan'da kullanılan zencefilin, Hindistan'dan geldiğini bilmeyen Dioskorides ve Plinius'a göre, bu baharat Yunanlılar'a Persliler tarafından tanıtıldı. Zencefil, Romalı'ların besin maddelerinde büyük rol oynamıştı.

Zencefilin Ortaçağ Avrupası'nda kullanımı, karabiber kadar yaygındı ve onun gibi pahalıydı. İlaç ve boya olarak kullanılan, Keşmir, İran ve Frigya'dan gelen safran, Romalılar tarafından biliniyor ve kullanılıyordu.

Baharatın Bizans İmparatorluğu yoluyla Avrupa'ya geçmesi, 9. yüzyıldan itibaren engellendi. Ama çok miktarda tüketilen etin muhafazası için, baharata duyulan ihtiyaç ve onun güzel tadı, zengin sınıflarına baharatı unutturamadı.

Baharatın yıldızı Avrupa'da yeniden parladı ve safran, Fransa ile İtalya'da ekilmeye başladı. Doğu Akdeniz limanları (İskenderiye) Avrupalı tüccarlara yeniden açılınca, Venedikli'ler Avrupa piyasasında hemen hemen bir tekel kurdular.

Orta çağın sonunda, Avrupa'da baharat tutkusu, aşırı derecede çoğalmıştı. Şatafatlı ziyafetlerde baharatlı yemekler yapmak modaydı. Alabildiğine zenginleşmiş olan baharat tüccarları, Floransa'da bu işi sanat haline getirdiler ve 19. yüzyılın başında 288 çeşit baharat sattılar. Venedik'in tekelinden kurtulmak için baharat sağlamaya çalışmak, büyük coğrafi keşiflerin önemli sebeplerinden biri oldu. 16. ve 17. yüzyıllarda, Portekiz, İspanya, İngiltere, Fransa ve Hollanda gibi sömürgeci ülkeler, baharat ticaretinde sıkı bir yarışa girdiler.

İbni Sina'nın bahsettiği, Hindistanceveze ve Meksike vanilyası, 16. yüzyılın başında Avrupa'ya geldi. Atlantik limanlarına büyük miktarda gelen baharatlara, sayısız iyileştirici nitelikler atfediliyordu. 1560 yılına kadar, baharatın fiyatı Lizbon'da sürekli bir artış gösterdi. Bundan sonraki iki yüzyıl boyunca da, baharat sürekli değeri artan bir ürün oldu. Baharat yetiştiren yerlerin artması ve de yemek zevkinin değişmesi, 19. yüzyılın başlarında baharatın ticari önemini biraz olsun azalttı.

Baharat Anadolu'ya Afrika ülkelerinden yine kervanlarla getiriliyordu. Develerle güney illerimize gelen baharatlar, daha sonra oradan diğer illere ve İstanbul'a gönderiliyordu. Baharat çeşitlerinin Uzakdoğu'da da yetiştirilmeye başlamasıyla, buradan denizyoluyla İskenderun'a getirildi.

Hem getirilmesinin zor olması, hem de ekonomik olmaması sebebiyle, zamanla birçok baharat da yurdumuz topraklarında yetiştirilmeye başladı. Fakat, Karabiber, Hindistancevizi gibi, iklim şartlarının müsait olmaması sebebiyle yetiştirilemeyen 5-6 çeşit halihazırda ülkemize başka yerlerden getiriliyor.

Baharatı günümüzde en çok Hintli'ler kullanıyor. Bunun yanısıra, Avrupa ve Amerika'da da baharat kullanımı çok yaygın. Bilhassa italyan ve Fransız mutfaklarında baharatın büyük bir önemi var. Türkiye de, en çok baharat kullanan ülkeler arasında yer alıyor. Özellikle Güneydoğu illerimizde, acı biber tüketimi bir hayli fazla.

Bu yazıyı öner...




Bu yazıyı başkaları ile paylaşın
Reddit!Del.icio.us!Google!Live!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!Spurl!Wists!Simpy!Blinklist!Furl!Fark!Blogmarks!Yahoo!RawSugar!Ma.gnolia!FeedMeLinks!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
Yayınlama yeri : , Şifalı bitkiler
Anahtar kelimeler : baharat, baharatın tarihi, baharat kullanımı

Okuyucu yorumları (0)

Gönderilen yeni yorum yok

Yorumunuzu ekleyin



mXcomment 1.0.8 © 2007-2008 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved

Bunlarda İlginizi Çekebilir...
Sözünözü - Anasayfa Anasayfa | Hikayeler | Faydalı Yazılar | Gerçek Hayattan | Komik ve Eğlenceli | Mesajlar | Oyun Eglence | Sudoku | Kelime Avı | Günlük Burçlar | Linkler | Arama | Site Haritası | İletişim | Sitenizi Ekleyin Sözünözü - Sayfa Başı

En Yeniler
Rastgele
SözünÖzü.com
Hayata yön veren hikayeler
(c) SözünÖzü 2006




Hosting Hizmetleri