Giriş Sayfası Yap        Tavsiye Et  

Anasayfa
Hikayeler
Faydalı Yazılar
Gerçek Hayattan
Komik ve Eğlenceli
Mesajlar
Oyun Eglence
Sudoku
Kelime Avı
Günlük Burçlar
Linkler
Arama
Site Haritası
İletişim
Sitenizi Ekleyin
Google'da Ara
Google
Önerilen Siteler
1-Bebe Vizyon
2-Herkonudan
3-Tartışma
4-Sitenizi ekleyin

Aktif Ziyaretçiler
Şu anda 3 ziyaretçi çevrimiçi
- Püf Noktaları - Flash oyunlar - Evlilik - Gebelik ve Bebek - Aşk ve Dostluk - Gerçek Yaşamlar -
- Kişisel Gelişim - İnternet - Komik Yazılar - Şifalı Bitkiler - Tarihten Hikayeler - Faydalı Bilgiler -
- Güzellik ve Makyaj - Otomobil - Sağlık - Teknoloji - Osmanlı'dan Kesitler - Yaşam - Bilim Adamları -


Mevlana müzesinin bilinmeyen yönleri PDF Yazdır E-Posta
 
Okunma Sayısı 449
Digg!
Hz. Mevlana'nın yaşarken dergah olarak kullandığı ve 1926 yılında Atatürk tarafından müzeye çevrilen Mevlana Müzesi sadece Hz. Mevlana'nın türbesinin bulunmasıyla değil, içinde barındırdığı ilginç özellikleriyle de insanların ilgisini çekiyor.

Bugün müze olarak kullanılan Mevlana Dergahı'nın yeri, Selçuklu Sarayı'nın Gül Bahçesi iken bahçe, Sultan Alaeddin Keykubad tarafından Mevlana'nın babası Sultanü'l-Ulema Bahaeddin Veled'e hediye edilmişti. Hz.Mevlana, 17 Aralık 1273 yılında vefat edince Mevlana'nın oğlu Sultan Veled, Mevlana'nın mezarı üzerine türbe yaptırmak isteyenlerin isteklerini kabul etmiş, "Kubbe-i Hadra" (Yeşil Kubbe) denilen türbe 8 kalın sütun üzerine 130 Bin Selçuki dirhemine Mimar Tebrizli Bedrettin'e yaptırılmıştı. Mevlevi Dergahı ve Türbe 1926 yılında "Konya Asar-ı Atika Müzesi" adı altında müze olarak hizmete başladı, 1954 yılında ise müzenin teşhir ve tanzimi yeniden gözden geçirilmiş ve müzenin adı "Mevlana Müzesi" olarak değiştirildi.

MÜZENİN BİLİNMEYEN ÖZELLİKLERİ
Mevlana Müzesi gerek mimarisinde gerekse müze içinde bulunan ilginç tarihi eserler ile gizemini hala saklıyor. Özellikle mimarisinde ve dergah içindeki eserlerin yapım malzemelerinin o günün özelliklerine göre oldukça ileri bir safhada olması dikkat çekiyor. Binanın inşası sırasında inşaa malzemesinin içine hem yapı sağlam olsun hem de karıncalar içeri girmesin diye inşaat ustaları tarafından yumurta akı katıldı. Bu sayede duvarlara çivi bile çakarken zorlanacak kadar sağlam bir yapı elde edilirken karınca ve böceklerin dergah içine girmesi engellendi. Ayrıca müze içinde yapılan özel bir düzenek ile mum isleri ve insanların ağzından çıkan su buharı bir yerde toplanarak yapıya ve müze içindeki eserlere nemden dolayı zarar gelmesi engellendi.
Müzede şu an sergilenen ve zamanında Mevleviler tarafından kullanılan el yazması Kur'an-ı Kerim'ler, hem nemden etkilenmesin hem de güveler yemesin diye mum isi ile yazıldı. Bu sayede 11. Yüzyıldan bu yana dergahtaki birçok Kur'an-ı Kerim bugün bile hala bozulmadan durabiliyor. Ayrıca müze içine örümceklerin girmemesi ve yuva yapmaması için müzenin muhtelif yerlerine devekuşu yumurtaları asıldı. Bu yumurtalar sayesinde müzenin içine hiç bir koşulda örümcek giremiyor.

ZAMANININ ÖTESİNDE BİLİM MALZEMELERİ
Hz. Mevlana zamanında Mevlevilerin musiki ile ilgilendikleri tarihi belgelerde belirtiliyor. Müze içinde yer alan bir bölümde Mevlevilerin o zamanlar musiki yapmak için kullandıkları müzik aletleri sergileniyor. Bu aletler içinde bulunan keman ise özellikle dikkat çekiyor. Dünyadaki tek 8 telli keman olan bu kemanın Türk Musikisinde bulunan bütün makamların rahatlıkla çalınabildiği nadir kemanlardan olduğu belirtiliyor.
Ayrıca Galileo'nun "Dünya Yuvarlaktır" diye ortaya attığı tezi nedeni ile Engizisyon mahkemesinde yargılanıp işkence gördüğü ve asıldığı o yıllarda dergahta eğitim gören Mevlevilere dünyanın yuvarlak olduğu gerçeği hazırlanan küçük dünya küresi ile uygulamalı olarak anlatılıyordu.
Müzede bulunan seccadelerde ise Pablo Picasso'nun fikir babalığını yaptığı iddia edilen soyut resim örneklerinden Picasso'dan yüzyıllar önce bulunması ise dikkat çekici özelliklerden birisi.
Hz. Mevlana, 17 Aralık 1273 yılında vefat edince türbesi Dergahın içine yaptırıldı ancak Mevlana'nın asıl mezarı sandukasının aşağısında yer alıyor. Yaptırıldığı yıldan beri Mevleviler dahil kimsenin girmediği bu mezara rivayete göre sadece bir kişi girebildi.
Mevlana'nın türbesini ziyaret ettiğinde dergahta bulunanlara mezara girmek istediğini söyleyen ve bütün ısrarlarına rağmen mezara girmesine izin verilmeyen Sultan 4. Murat bunun üzerine elindeki tespihi, ağzı açık olan mezar yerinin içine atmış ve tespihini düşürdüğünü ve birinin gidip almasını istemiş.
7 yaşındaki bir çocuk mezara indirilerek tespih aldırılmış. Mezar yerine girip çıkan çocuğun dilinin tutulduğu ve o günden sonra bir daha konuşamadığı rivayet ediliyor. O günden sonra mezar yerinin üzeri betonla kapatılıp üzeri kurşunla kapatıldığı ve kimsenin mezara girmediği ifade ediliyor.

Bu yazıyı öner...




Bu yazıyı başkaları ile paylaşın
Reddit!Del.icio.us!Google!Live!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!Spurl!Wists!Simpy!Blinklist!Furl!Fark!Blogmarks!Yahoo!RawSugar!Ma.gnolia!FeedMeLinks!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
Yayınlama yeri : , Bilim adamları
Anahtar kelimeler : Gerçek Kesit, Gerçek Kesit, Mevlana müzesinin bilinmeyen yönleri, mevlana rumi, mevlana müzesi, mevlana celaleddini rumi, konya mevlana müzesi, mevlana dergahı, konya

Okuyucu yorumları (0)

Gönderilen yeni yorum yok

Yorumunuzu ekleyin



mXcomment 1.0.8 © 2007-2008 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved

Bunlarda İlginizi Çekebilir...
Sözünözü - Anasayfa Anasayfa | Hikayeler | Faydalı Yazılar | Gerçek Hayattan | Komik ve Eğlenceli | Mesajlar | Oyun Eglence | Sudoku | Kelime Avı | Günlük Burçlar | Linkler | Arama | Site Haritası | İletişim | Sitenizi Ekleyin Sözünözü - Sayfa Başı

En Yeniler
Rastgele
SözünÖzü.com
Hayata yön veren hikayeler
(c) SözünÖzü 2006




Hosting Hizmetleri